| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

YEMEKLERİM

5 "sağlık" etiketi kullanan gönderi "sağlık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Yumurta yıkanmalı mıdır?

Özel Arama
yumurta Yumurta yıkanmalı mı? Yumurta üzerinde gözle göremediğimiz yaklaşık 17.000 adet por (gözenek) bulunmaktadır. Bu porlar ince bir müsin tabakası ile örtülüdür. Yıkanan yumurtada bu koruyucu kalkan yok edilir. Böylece dışarıdan çeşitli mikroorganizmaların içeri rahatça girmesi, içerden de yumurtanın su kaybetmesi kaçınılmaz olmaktadır.  Bu yumurta taze mi?Yumurta içinde bulunan boşluk, tavuğun yumurtlamasından itibaren büyümeye başlar. Boşluğu büyüyen yumurta hafifleşir. Yumurta ne kadar beklemişse hafiflik o kadar artar. Bunu anlamak için, yumurta tuzlu suya koyulur. Tuzlu suda yüzen yumurta bayat, dibe batan yumurta ise tazedir. Buzdolabında 1 hafta beklemiş yumurta , oda sıcaklığında 1 gün beklemiş yumurtadan daha tazedir.  Yumurtanın içinde ne var?Bir yumurta 6 gram protein, 5.5 gram yağ ve az karbonhidrat içerir. Yumurtadaki protein, %100 vücut proteinine dönüşebilen “üstün protein” olarak adlandırılır. Sarısı akına oranla yağ,protein ve demirce daha zengindir. Ayrıca iyi bir çinko kaynağıdır.  Yumurta çiğ mi, pişmiş mi yenmeli?Pişmiş yumurta sindirimi kolaylaştırmaktadır. Çiğ yumurta, içerdiği B vitaminlerinden biotinin vücutta kullanılmasını engeller. İyi pişmemiş yumurta, çeşitli bakteriyel taşıyıcılığa sebebiyet vermektedir.    

Yumurta alırken..

Soğukta muhafaza edilen yumurtaları alınız. Çatlak ve kırık yumurtalar mikroorganizmalar açısından zengin olabilirler.Yumurta uygun koşullarla 3-4 hafta içinde tüketilmelidir. Pişmiş yumurta buzdolabında 7-9 gün saklanabilmektedir.   Yumurta besin değeri yüksek bir kaynaktır. Çeşitli sebzelerin besin değerlerini, beraber kullanıldığında arttırmaktadır. Çocukların ve hamilelerin besin programlarında mutlaka bulunması gerekir. Kırmızı ete oranla kolestrolü daha az miktarda yükseltir. Enerji tüketimi uygun olmayan kişilerde kolestrol seviyelerini etkilemektedir.

Gıda alırken dikkat etmemiz gerekenler?

Özel Arama

da Dolayısıyla sağlıklı gıdalarla beslenmek isteyen duyarlı tüketiciler yapacakları alışverişlerde aldığı gıdalara dikkat etmeli, şüphelendiği bir konu varsa bunu üreticisine mutlaka sormalı.

Bir gıda maddesinin sağlıklı olup olmadığını öğrenmenin en iyi yolu ambalajlıysa içeriğine ve son kullanma tarihine bakmak, açıkta satılıyorsa özelliklerine dikkat etmek. Tüketicilerin gıdalardaki katkı maddelerinin mahiyetini öğrenmek için iyi bir "etiket okuyucusu" olması da gerekiyor. Anlaşılamayan noktalar üreticiye sorulmalı, şüpheli bir durum tespit edilmişse de Alo-174 Gıda Hattı'na şikâyette bulunulmalı.

Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Saim Şendil, kullanım tarihi geçmiş gıdalarda bakteri üreme riski bulunduğunu belirterek, tüketicileri küflü ve süresi geçmiş gıdalara karşı uyardı. Bu tarz gıdaların kısa sürede besin zehirlenmelerine sebep olabileceğine dikkat çeken Dr. Şendil, ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş görülen hastalar ve özellikle çocukların öncelikli olarak şüpheli gıda tüketip tüketmediğinin araştırılması gerektiğini vurguladı.

İshallerde en korkulan durumun sıvı kaybı ile dehidratasyon olarak adlandırılan klinik durum olduğunu ifade eden Dr. Şendil, geçmişte bu yüzden birçok çocuğun hayatını kaybettiğini söyleyerek aynı riskin bugün de hastanelere uzak bölgelerde yaşayan çocukların sağlığını tehdit ettiğini belirtti.

Dr. Şendil, uzun vadeli en ciddi hasarı oluşturan gıdaların başında açıkta satılan midye ve kabuklu deniz ürünlerinin yer aldığını kaydederek, "Üreyen virüslere bağlı bağırsak enfeksiyonu, ishal, kusma gibi şikâyetlerin görülmesi midyenin en masum zararlarındandır. Ağır metal ürünleri ile beslenen midye gibi deniz ürünleri karaciğer yağlanmasına ve uzun vadede ciddi hasarlarına sebep olmaktadır." dedi.

BOZUK GIDA, SİNİR SİSTEMİNİ ETKİLİYOR

Uzman Dr. Saim Şendil, gıdalarla bulaşan bakteri ve virüsler konusunda şu bilgileri verdi: "Et konservelerinin bozulması ile klostiridyum, sütlü besinlerde stafilokok, _konserve atık suların bulaştığı besinlerde E.coli, salmonella, shigella, V.kolera cinsi bakteriler üreyebilir. Rotavirüs enfeksiyonları da geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi tedavisi zor salgınlara sebep olabilir.

Özellikle açıkta satılan gıdaların sağlıksız şartlarda saklanması ve satılması sonucunda büyük şehirlerimizde bu virüslerin her türü ile ilgili salgınlar görülebiliyor. Bu salgınlarda bağırsak enfeksiyonu yanında sinir sistemi ile ilgili bozuklukların da meydana geldiği norovirüsler ile ishal salgınları görülmüştü.


'İçindekiler'i dikkatli okuyun

İçindekiler listesi okunmalı. Özellikle ufak yazılara dikkat edilmeli.

Restoran, büfe vb. gibi yerlerden ambalajsız olarak alınan yemek ve tatlı çeşitlerinin içinde ne olduğu sorulmalı.

Et ve katkı maddelerinin İslâmi usule uygun olup olmadığı, domuz mamülü ya da alkol içerip içermediği öğrenilmeli.

Çocuk yuvaları ve okullarında neler yendiği öğretmenleriyle konuşulup öğrenilmeli.

Kosher damgalı ürünler bazı türlerde alkol içerebildiğinden her zaman 'helal' anlamına gelmiyor.

yumurta1 Yumurtada hijyen çok önemli

Oda sıcaklığında bekletilen yumurtalar alınmamalı.

Kabuğunda hastalık yapıcı 'Salmonella enteridis' mikrobu bulaşabileceği ve yumurtanın içine de geçebileceği dikkate alınarak yumurtalarda kırık, çatlak ve aşırı kir bulunmamasına dikkat edilmeli.

Eve getirildiğinde yumurtaların tazeliklerini kaybetmemesi için buzdolabında muhafaza edilmeli.

Küflü ürünleri almayın

Meyve ve sebzelerin taze olmasına dikkat edilmeli, aşırı lekeler bulunan, çürümüş ürünler tercih edilmemeli.

Son kullanma tarihi çok önemli. Bu tarihler yazılırken, gıdanın 4 veya 2 santigrat derecede saklanacağı dikkate alınır. Bu yapılmamışsa son kullanım tarihinin bir önemi kalmayabilir.

Bazen peynir ve meyve-sebze gibi gıdaların, paketten çıkarıldığında küflenmiş olabileceğine dikkat edin.

Konserve kutularında herhangi bir açılma olup olmadığının da mutlaka kontrol edilmesi gerekir. Hatalı konserve tüketimi ölüme yol açabilir.

Zaman

Çocuğunuz yemek yimek istemiyormu?

Özel Arama
yemek yimiyorsa Çocuğunuzun yemek tercihleri gelişene kadar, Mayo Clinic'te yer alan önerilerle, yemek saatlerini savaşa çevirmeyi önleyebilirsiniz.

1. Çocuğunuzun aç olduğunu iyi gözlemleyin. Küçük çocuklar, sadece acıktıklarında yeme eğiliminde olurlar. Eğer çocuğunuz aç değilse, yemek ya da atıştırmalık birşeyler yedirme konusunda onu zorlamayın.

2. Serinkanlı olun: Çocuğunuz yemeğini yemediği için sizin mutsuz olduğunuzu hissederse, yemek yedirme süreci irade savaşına dönüşür. Tehditler ve cezalar, savaşı sadece güçlendirir.

3. Bir gözünüz saatin üzerinde olsun. Yemeklerden en az bir saat önce meyve suyu ya da atıştırmalıkları engelleyin. Eğer çocuğunuz masaya aç gelirse, yemek yemek için daha fazla motive olabilir.

4. Çok fazla yemesini beklemeyin. 2 yaşından sonra, gelişimin yavaşlaması genellikle çocuğun iştahını da azaltıyor. Yalnızca birkaç ısırık bile, çocuğunuzun kendisini tok hissetmesini sağlayabilir.

5. Sıvı kalori alımını sınırlayın. Az yağlı ya da yağsız süt ürünleri ve yüzde yüz meyve suları sağlıklı bir beslenmenin önemli parçalarıdır. Ancak, çocuğunuz bunlarla midesini doldurduğunda, yemek ve atıştırmalık için midesinde yer kalmaz.

6. Azdan başlayın. Birkaç yemeği küçük porsiyonlar halinde önüne koyun. Ne yiyeceği konusunda tercihi çocuğunuzun yapmasına izin verin.

7. Çocuğunuzu tabağındakileri bitirmesi konusunda zorlamayın. Bu yemek üzerindeki güç savaşını sadece kızıştırır. Bunun yerine, çocuğunuz doyduğunda kalkmasına izin verin.

8. Yemeğin lezzetini bir kenara bırakın. Yemeğin rengi, şekli, güzel kokusu ve içindekiler hakkında konuşun.

9. YENİ yiyecekler konusunda sabırlı olun. Küçük çocuklar sıklıkla yeni yiyeceklere dokunmak ve onları koklamak ve hatta ağızlarına küçük bir parça atıp sonra onu geri almak isterler. İlk ısırığını almadan önce, bunları yapmasına izin vermeniz işinizi kolaylaştırabilir.

10. Akşam yemeğinde kahvaltı yapın. Tahılların ya da peynir, zeytinin sadece kahvaltı için olduğunu kim söylüyor? Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri arasındaki fark çocuğunuzda kaybolabilir.
çocuklar için yemek

11. Yemek yemeğİ eğlenceli hale geterin. Brokoli ve diğer sebzeleri en sevdiği sos ya da terbiye ile sunabilirsiniz. Yiyecekleri kurabiye kesiciyle farklı şekillerde kesebilirsiniz.

12. Çocuğunuzdan yardım alın. Markette, meyveleri, sebzeleri ve diğer sağlıklı gıdaları seçerken yardımını isteyin. Çocuğunuzun yemek istemediği bir gıdayı satın almayın. Evde, sebzeleri yıkamak, masayı hazırlamak için onu cesaretlendirin.

13. İyi bir örnek hazırlayın. Siz farklı sağlıklı gıdalar yerseniz, çocuğunuz da sizi örnek alıp yiyecektir.

14. Sinsi olun. Makarna sosuna küçük küçük kesilmiş brokoli ya da yeşil biber atın, meyve dilimlerinin üstünü tahılla kaplayın ya da çorbasına veya yemeğine rendelenmiş kabak ve havuç karıştırın.

15. Ayrı ayrı verin. Eğer çocuğunuz farklı malzemeleri bir arada yemeyi sevmiyorsa, gıdaları karıştırmayın. Sandviç garnitürlerini ekmeğin dışına koyun ya da salata, yemek ya da kızgın yağda pişenleri ayrı ayrı servis yapın.

16. Rutine bağlı kalın. Yemekleri ve atıştırmalıkları her gün aynı saatlerde vermeye çalışın. Eğer mutfak diğer zamanlarda çocuğunuz için kapalıysa, çocuğunuz önüne sunulan yemeği ve atıştırmalığı daha rahat yer.

17. Dikkatini çekecek şeyleri en aza indirin. Yemek süresince televizyonu kapatın, masada kitap ya da oyuncakların olmasına izin vermeyin.

18. Tatlıyı ödül olarak önermeyin. Bu sadece çocuğunuzun tatlıya olan isteğini artırır. Haftada bir ya da iki geceyi tatlı gecesi olarak belirleyin ve haftanın geri kalanında tatlı vermeyin. Ya da bugünlerde tatlı yerine yoğurt, meyve veya diğer sağlıklı seçenekler önerin.

19. Bazı yemek tercihlerine bağlı kalmasını bekleyin. Çocuklar olgunlaşana kadar, yiyecekler hakkında daha az seçici olma eğilimindedir. Herkesin yemek tercihleri vardır. Çocuğunuzun her şeyi sevmesini beklemeyin.

20. Gerektiğinde yardım isteyin. Çocuğunuz enerjikse ve gelişiyorsa, büyüyorsa muhtemelen iyidir. Eğer çocuğunuzun yemek seçmesi gelişimini ve büyümesini etkilediğine inanıyorsanız, bu konuda endişeleriniz varsa, çocuğunuzun doktoruyla görüşün.

Çocuğunuzun yemek yeme alışkanlığı bir gecede değişmeyecektir. Fakat, her gün atacağınız küçük adımlar, ömür boyu sağlıklı yemek yemesine yardımcı olacaktır.

Beslenme şekli ruh halini etkiliyor.

Özel Arama
fındık Beslenme şekli ruh halini etkiliyor. Öfkeliyseniz fındık; yorgunsanız kivi, hayalleriniz yıkıldıysa enginar yiyerek mutlu olabilirsiniz..

Hayal kırıklıkları, endişe, bezginlik, aşırı öfke, çekingenlik gibi durumlarda iştahınız da olumsuz etkilenir. İşte ruh halinize göre hangi besinleri tüketmeniz gerektiğinin listesi:

Kivi ile enerjik olun  

Yorgunluğa karşı kivi: İştah, yorgunluktan olumsuz etkilenir. Kişi yemek bile yemek istemez. Böyle dönemlerde C vitamini yönünden zengin taze meyve ve sebzeler daha yararlı olur. Bu sebzeleri özellikle vitamin kaybına uğramaması için çiğ tüketin! Bu dönemde portakal, kivi, havuç, yeşil biber ve maydanozu beslenmenize ekleyin, içecek olarak kuşburnu ile bitkisel çayları kullanın

Bezginlere süt takviyesi

Bu dönemde özellikle kalsiyum açısından zengin süt, yoğurt ve peyniri bolca tüketin. C vitamini ihtiyacı da bu dönemde artacağı için taze meyve ve sebzeye hem sabah hem de akşam öğünlerinde ağırlık verin.

Öfkeye karşı ceviz

Çekingenlere balık: Beslenme listenize bu dönemde; fosfor açısından oldukça zengin olan balık, kurubaklagil ve bulgura ağırlık verin. Haftada 3-4 öğün istavrit, levrek, hamsi, çipura, palamut ve lüfer tüketebilirsiniz. Bu besinler çekingenlikten çabuk kurtulmanıza yardımcı olurken kendinize olan güveni tekrar kazanmanızı sağlar.

Aşırı sinirlenince fındık

 Sinirliyken yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık tüketilmesi uygundur. Kafeinli içeceklerden ve kırmızı etten mümkün olduğunca uzak durun.

Hayal kırıklığına kereviz

Sebzelerin hayal kırıklığını hafifletici özellikleri vardır. Özellikle enginar ile kereviz yaşadığınız hayal kırıklığını kısa zamanda atlatmanıza yardımcı olur.

6 Sihirli Yiyecek

Özel Arama



Stresli zamanlarınızda mısınız? İş stresi sizi terletirken, devamlı endişeli düşünceleriniz mi var? İlişkilerinizde sorunlar mı yaşıyorsunuz? Hatta bu aralar bir ilişkiniz olmadığı için de biraz umutsuz musunuz? Nedenleri ne olursa olsun, yaşadığımız stres dolu anlarda tüketeceğimiz bazı besinler ile sakinleşmemiz gerçekten mümkün! Bu zamanlarda genelde kalorilerini umursamadan yediklerimizin bizi daha mutlu edebileceğini biliyoruz. Klasik olan şudur, büyük bir kap dondurma! İçeriğindeki şekerin birden kanınıza karışması sayesinde stres hormonlarını azdırabilir. Önce iyi hisseder gibi olursunuz, fakat sonrasında eskisinden de daha karamsar bir hale dönebilirsiniz. Ve tabii alkol alırsanız, güzel bir uyku yerine bütün geceniz kötü bir kabusa da dönüşebilir. Böyle zamanlar için hem sağlıklı, hem de sizi gerçekten sakinleştirecek çok farklı alternatifleriniz mevcut. Sizin için yaptığımız listeye göz atmaya ne dersiniz?




Kiraz, çilek ve böğürtlen gibi meyveler sizi rahatlatabilir. İçeriğindeki karbonhidrat yavaşça şekere dönüşürken sizi mutlu edecek ve aynı zamanda vücudunuz bir şeker bombardımanına tutulmamış olacaktır. C vitamini açısından güçlü olan meyveler sayesinde vücudunuzdaki kortizol hormonu azalacak ve daha az stresli hissedeceksiniz.




Siyah Çikolata: %70 kakao içeren siyah çikolatadan vazgeçmeyin! İçeriğindeki güçlü antioksidanlardan olan flavanoid sayesinde rahatlayacak ve kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz.




Kuşkonmazın stresinizi azaltabileceği aklınıza gelmiş miydi? İçeriğinde doğal olarak bulunan folik asit sayesinde kendinizi rahatlamış hissedeceksiniz. Bir kap yoğurdun içine karıştırarak yiyebilirsiniz.


 




Bir Meksika mezesi olan Guakamole yapmaya ne dersiniz ? B vitamini deposu olan avokadaların sizde yaratacağı etki çok iyi olacaktır. Tarif: 2 avokadayı soyun. Çekirdeklerini çıkartarak 4’e bölün. Yoğurt, maydonoz, limon suyu, sivri biber, soğan ve sarımsağı bir kaba avokadolar ile birlikte koyun. Hepsini iyice ezilene kadar karıştırın. Bunun için mutfak robotunuzu kullanabilirsiniz. Sonrasında 2 domatesi küp küp kesin, ve hazırladığınız karışımın içine ekleyin. Buzdolabında yaklaşık 1 saat beklettikten sonra çıkarın ve işte muhteşem bir stres düşürücü lezzetiniz hazır!




Chai Çayı sizin için ilginç bir alternatif olabilir. Yumuşak içimiyle sizi rahatlatacak kafeinsiz bir Chai çayı bütün gününüzün iyi geçmesini sağlayabilir!




Kendinize bir mola verin. Önemli bir konuşma veya yapacağınız iş öncesinde yaklaşık 1000mg C vitamini almanız, ruh halinizi çok daha iyi bir hale sokacaktır. Kan basıncını düşüren ve kortizol hormonlarını azaltan C vitamini sayesinde hem damak lezzetiniz artacak, hem de stresiniz aşağıya çekilecek.